Özcan’ın konuşmasından öne çıkanlar şu formda:

“Tabii bütün bu kaosun içinde hoş gelişmeler de olmuyor değil. Küçük ortak tarafından kapatılmak istenen AYM, Olumlu bir karara imza attı. Kamu vazifesinden ihraç edilen on binlerce KHK’lıyı ilgilendiren bir karar aldı. KHK ile kamu misyonundan çıkarmada “üyelik” ve “mensubiyet” kriteri aranmasını anayasaya ters bularak iptal kararı verdi. 4 yıl sonra bir KHK’lının işine iade edilmesi de eforu. İnşallah bu kararlar emsal teşkil eder de, İnşallah, bugüne dek siyasetin buyruğunda hareket eden mahkemeler bu kararları uygulamada ayak sürümez de, Hayatları kararan on binlerce insanın bir kesim dünyası aydınlanır.

2 yılda 3 bin tabibimiz Almanya’ya göçmüş. Yalnızca bu yılın birinci 5 ayında yurt dışına giden tabip sayısı 400. Harıl harıl yabancı lisan çalışanlar var. En bedelli ve vazgeçilmez hazinemizi kaybediyoruz. Yalnızca çalışma şartları, yalnızca özlük hakları ya da mesleksel iklim değil sorun. Ülkeyi gittikçe yaşanmaz hale getiren bir sistemle yönetiliyoruz. “Bu ülkede yaşamak istemiyorum” diyen gençlerimizin sayısı her geçen gün artıyor. Umutsuzlar artık iktidar yanlısı-karşıtı diye ayrılmıyorlar. “Neden bu türlü?” sorusunun karşılığını az önce vermeye çalıştım. İktisat Siyasetleri Konseyi, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile hayatımıza girdi. Artık ayyuka çıkmış “enteresan ilişkileri” nedeniyle duyduğumuz isimler, bu sistemle iktisada musallat oldular. Hem yüksek faizi, hem yüksek kuru, hem de yüksek enflasyonu, birlikte gördük sayelerinde.

Yoksulluğun artışı bu liyakatsizler yüzünden. Devletin borcu 960 milyardan 2 trilyona, yani 2 katına çıktı.
Kurda, faizde, enflasyonda ülkeyi Afrika ligine düşürdüler. Lakin hiçbir hesabı vermeye de yanaşmadılar. Hesap vermek ne söz, hesap sorması gerekenler bile adamın doğum gününü görüntüyle kutlamışlar. Bu şeffaf olmayan, kontrole kapalı ucube sistemi de kendilerine muhafaza kalkanı yaptılar. “

BİR CEVAP BIRAK